TEFEKKÜR UFKU / Modern İnsanın Mazoşist ve Sadist Eğilimleri

  • 05 Şubat 2024
  • 94 kez görüntülendi.
TEFEKKÜR UFKU / Modern İnsanın Mazoşist ve Sadist Eğilimleri
REKLAM ALANI

TEFEKKÜR UFKU
Modern İnsanın Mazoşist ve Sadist Eğilimleri
Dr. Cengiz Karagöz

Erich Fromm Alman kökenli psikanalist, sosyolog ve filozof yönleriyle anılan Batı dünyasının en önde gelen düşünce insanlarından birisidir. Geçtiğimiz yüzyılda yaşayan Fromm’un düşünceleri entelektüel çevrelerde halen tartışılmaktadır. Onun modern topluma dair yaptığı analizler toplumumuzdaki ön yargıları yıkacak türden. Erich Fromm’un tezlerine göre modern insan hiç de sağlıklı ve mutlu bir psikolojiye sahip değil. Kendisini mutlu gibi göstermeye çalışıyor fakat bu maske modern toplumun iç dünyasında yaşadığı bunalımın varlığını ortadan kaldırmıyor. Fromm’un tespitlerine göre Orta Çağ’dan sonra batılı toplumların tecrübe ettiği süreçler modernleşmeyle birlikte insanları arzu edilen evreye getiremedi.
Orta Çağ’da toplumun hiyerarşik yapısı keskin çizgilerle belirlenmişti. Geleneklerin ve dinin belirleyici olduğu toplumda kırsal kesimde yaşayan insanlar hem doğduğu topraklarda hem de ailevi ilişkilerin güçlü olması nedeniyle yalnızlık hissini nispeten yaşamıyordu. Meslek gruplarının kayıtlı olduğu loncalar ve benzeri cemiyetler insanların mesleki hayatında da kısmen dayanışma sağlayarak aidiyet duygusunu canlı tutmasını sağlıyordu. Kralların, soyluların ve halkın sosyal olarak sınıf ayrımına maruz kaldığı bu sistemde herkes yerini bilmekteydi.
Rönesans ve Reform hareketlerinden sonra Batı toplumunun bireyselcilik arayışlarıyla kapitalist bir sisteme evrilmesi özgürlük konusundaki eksiklikleri gidermedi. Modern kapitalist sistemde orta sınıfın oluşması ve eski hiyerarşinin alt üst edilmesi bireyselliğin arayışlarına çare olmadı. Yeni orta sınıfların yükselişi toplumsal ve geleneksel aidiyet duygularının zedelenmesi anlamına geliyordu. Yeni toplum düzeninde doğan modern insan kendisini rekabet ortamında buldu ve egosunu merkeze alarak kendi menfaati için çalışmaya başladı. Böyle bir düzende dini ve geleneği kısıtlama olarak gören modern insan özgürlüğün tadını çıkaramadı. Geleneksel yapıdan kopunca yalnızlık, güçsüzlük ve endişe duygularıyla baş başa kaldı. Üretimin ve tüketimin makine gibi işlediği bir sistemde kendisinin sadece makinenin bir dişlisi olduğunu fark etti ve güç elde etmek için kendi birikimini arttırmaya çalıştı. İşveren-işçi ve iş erbabı-müşteri arasındaki ilişki yabancılaşmaya yüz tutan bir döngü haline geldi. Rutinleşen çalışma hayatında herkesin samimiyetten uzak, kişisel menfaatlerin belirleyici olduğu ilişkiler ağı meydana geldi.
Erich Fromm’un modern toplumla ilgili tespitleri bunlarla sınırlı değil. Fromm modern toplumda mazoşizm ve sadizm eğilimlerinin gözlemlenebileceğini iddia ediyor. Modern insanın yalnızlık ve boşlukta kalma duygularının yoğun olması onun sosyal anlamdaki fiziksel yalnızlıktan kaynaklı değildir. Gelenekten ve manevi değerlerinden yabancılaşan modern insan kendisini ruhsal yalnızlık içinde buldu. Özgürleşmeye ve bireyselleşmeye çalışırken hiç de alışık olmadığı boşluk hissine kapıldı. Bu duyguları bastırmak için ya mazoşist oldu ya da sadist bir varlığa dönüştü. Sadist oldu çünkü yalnızlık duygusunu bastırmak için karşısındaki kişiler üzerinde baskı ve otorite kullanma ihtiyacı hissetti. Geleneğine yabancılaşan modern insan özgürlük ve bireyselleşme kavramlarına nasıl yaklaşabileceği konusunda acizlik duygusu yaşadı. Bu güçsüzlüğü ve endişeyi bastırmak amacıyla karşısındaki kişilere aşırı derecede otorite uygulayarak onları ezme yoluna gitti. Diğer yandan modern insan mazoşist oldu çünkü özgürlük düşüncesiyle tam olarak ne yapacağına karar veremediği için kendisini otoriteye körü körüne feda etti. Yalnızlık ve güçsüzlük duygularıyla mücadele edemeyen modern insan karşısındaki otoriter tutumlara boyun eğerek bu eksikliği telafi etmeye çalıştı.
Erich Fromm’un bu analizlerine bakacak olursak Orta Çağ düzeni olarak adlandırılan dönemden sonraki modernleşme hareketi Batılı toplumlara bekleneni veremedi. Sanayileşme sonrasında vuku bulan modern kapitalist sistemde özgürlük ve bireyselleşme girişimleri insanları farklı arayışlara ve hüsrana itti. Özgürleşmeye ve bireyselleşmeye çalışan modern insan bu kez de yalnızlık ve acizlik duygularıyla savaşmak zorunda kaldı. Bireyselleşmenin etkisiyle parçalanan toplum insani ilişkilerden koparak egoistliğin ve çıkarların kurbanı oldu. Böyle bir düzenle sağlıklı mücadele edemeyen modern insan ya mazoşist ya da sadist bir kimliğe bürünerek otorite ile ilişki kurma ve otoriteyi kullanma konusunda krizler yaşamaya başladı.

REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ