Doğu Türkistan: Açık Hava Hapishanesi

  • 05 Mart 2019
  • 996 kez görüntülendi.
Doğu Türkistan: Açık Hava Hapishanesi
REKLAM ALANI

1949 yılında Doğu Türkistan’ı işgal eden Çin komünist partisi zulümlerini günden güne artırıyor. Bilhassa Müslüman Uygur halkına sistemli katliam, tehcir, zorla doğum kontrolü, kürtaj, asimilasyon, dini eğitimi ve ibadetleri yasaklama gibi çok çeşitli zulümler yapıyor. Uyguladığı dışa kapalı rejim sebebiyle yaptığı zulümlerin hepsi tam olarak tespit edilemiyor. Ancak ülkeden kaçanların verdiği ifadeler, Çin hükümetinin müslüman halkı asimile etmek için çölde kamplar inşa ettiğini ortaya koyuyor.

Doğu Türkistan Nerededir?

Doğu Türkistan, henüz Anadolu’nun İslam toprağı olmasından çok önce, Müslüman Türklerin kurduğu ilk İslam devleti olan Karahanlılar tarafından 880 yılında bu coğrafyada kurulmuştur. Kaşgar, Turfan, Yarkent, Hotan şehirleri zaman zaman el değiştirse de her zaman İslam medeniyetinin mümessili olmuştur.

Çin ve Rus devletlerine karşı Osmanlıdan yardım alarak ayakta kalmayı başaran bölge Müslümanları, en büyük desteği II. Abdulhamid Han’dan almışlardır. Ancak Osmanlı devleti yıkıldıktan sonra bölgeye destek kesilince, Uygur Türkleri mücadelelerinde yalnız kalmışlardır.

REKLAM ALANI

Uygurlar bağımsızlık mücadelesinden hiçbir zaman tamamen vazgeçmemişlerdir. Hatta 1931 yılında Kumul kentinde bağımsızlık mücadelesi neticesinde Çinlilere karşı zafer kazanılmış ve 1933’te Kaşgar’da Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kurulmuştur.

Bu döneme kadar Rusya, Çin ile rekabetinden dolayı doğu Türkistanlı mücahidlerin bağımsızlık çabasına kısmen destek olmuştur. Ancak kurulan devletin İslami karakterinin, kendi egemenliğindeki Türk topluluklara örnek olacağı korkusuyla daha sonra Çin’in doğu Türkistan’ı işgal etmesine destek vermiştir. Böylece 1949 yılında Çin birlikleri Doğu Türkistan’ı işgal edip, bilhassa camilere baskın yaparak katliam düzenlemişler.

Ne yazık ki komünist ideolojiyle beyni yıkanan gençler de bu işgale rıza göstermişler. Dindar Müslümanlar ise Çin işgalini hiçbir zaman kabullenmemişlerdir. Bu sebeple Çin devleti, “terörle mücadele ediyorum” bahanesiyle bölgede dini eğitim ve yaşantıyı ağır baskı altında tutmaktadır.

Geçtiğimiz yıllarda Doğu Türkistan bölgesinde başörtüsü takan, burka giyen kadınların ve uzun sakallı olan erkeklerin toplu taşınmadan yararlanmasını yasaklanmıştı. Yine okullara ve kamuda çalışanlara oruç tutma yasağı getirildi. Zaten bir memurun iş saatleri sırasında namaza gitmesi de mümkün değildir. Bilhassa dini bilgilerin gelecek nesle aktarılması engellenmektedir.

Halen çocuk ve gençlere “nasıl namaz kılınır,” gibi bilgiler vermek, ibadete teşvik etmek yasaktır; hatta “helal- haram” kelimelerinin kullanılması bile yasak kapsamındadır. Herhangi bir Çin vatandaşı seyahat etmek istediği zaman engelle karşılaşmazken bir Doğu Türkistanlı hacca gitmek için bile pasaport alamamaktadır.

Çin devleti farklı etnisitelere mensup, farklı inançlara sahip halklardan oluşuyor. Ancak bazı özerk bölgeler kendi kültürlerini yaşamak için daha fazla haklara sahipken Müslüman Doğu Türkistanlılara hiçbir hak tanınmıyor.

Kadınlar Kürtaja Zorlanıyor

Ülkede umumi olarak uygulanan doğum kontrolü, Müslümanlara çok daha ağır bir şekilde uygulanıyor. Doğumu yaklaşmış bir kadına bile zorla zehirenjekte edilip, bebeği öldürülerek kürtaj ediliyor.

Müslümanlara kendi özünü unutturup dinsizleştirmenin yanı sıra, Türkistan bölgesine sürekli Çinlileri yerleştirip buradaki genç Müslümanlar diğer bölgelere gönderilmek suretiyle işgal kalıcı hale getirilmeye çalışılıyor. Geçtiğimiz yıllarda bu şekilde başka bölgelere çalışmaya gönderilen genç kızların fuhşa sürüklenmesi büyük infiale yol açmıştı. Bu zulümler karşısında direniş gösteren Müslümanlar da katledilmektedir.

Bilhassa Urumçi şehri ile tarihi Kaşgar vilayeti gibi Uygur nüfusun yoğun olduğu bölgelerde her sokak ve köşe başında onlarca silahlı polis bekliyor, caddelerde polis kontrolleri yapılıyor. Bunlar en ufak bir dini toplantı veya dini faaliyet sebebiyle Müslüman gençleri tutuklayıp götürüyor. Çoğu zaman genç Müslüman erkeklerin akıbeti çeşitli bahanelerle tutuklanıp infaz edilmek ile fabrikalarda çok kötü şartlarda çalıştırılarak yavaş yavaş ölüme sürüklenmek oluyor. Çin’in uyguladığı yeni zulüm ise toplama kampları.

Çölün Ortasında Toplama Kampları

Çin Doğu Türkistan’da yeni bir zulme imza atıyor. Etrafı yüksek duvarlarla, dikenli tellerle çevrili kamplarda tutulan Doğu Türkistanlı Müslümanlara işkence yapıyor. Hiçbir habercinin girmediği kamplardan ancak uydu görüntüleri ve oradan kurtulan kişiler vasıtasıyla haber alınabiliyor.

Sivil toplum kuruluşları 39 toplama kampı üzerinde yaptığı uydu görüntüsü analizinde bu kampların hacminin 2017-2018 arasında 3 kat daha büyüdüğünü ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler, Çin hükümetinin 1 milyon civarında Müslüman Uygur Türkü bu kamplarda tuttuğunu söylüyor.

Çin hükümeti bu kampları “eğitim merkezi”, “rehabilitasyon merkezi” ya da “mesleki eğitim merkezi” olarak lanse ediyor. Çin hükümeti müslüman halkı Çinlileştirmek ve İslam’ı unutturmak için sistematik baskılar uyguluyor. Komünist Parti’nin casusları halkın arasına giriyor, istihbarat topluyor ve şüpheli gördükleri Müslümanları ihbar ediyor. Bu kişiler tutuklanarak, kamplara sözde rehabilitasyona gönderiliyor.

Geçmişte okul, hastane ya da kamu binası olarak hizmet veren, şimdi kampa dönüştürülen binalarda, Çince öğretimi, meslek öğretimi adı altında Müslümanlara işkence yapılıyor. Ülkeden kaçabilen Uygurların ifadesine göre bu kamplarda ufacık hücrelerde çok sayıda insan bir arada tutuluyor. Bazı kişileri intihara sürükleyecek kadar acımasız işkenceler uygulanıyor.

Kamptan kurtulduktan sonra Kazakistan’a kaçan bir Doğu Türkistanlı metal bir sandalyeye zincirlerle bağlanarak 3 gün boyunca uykusuz bir şekilde sorgulandığını anlatıyor. İşkence bittikten sonra ufak bir odada 10- 15 kişinin kaldığı kamplara götürülüyor. Kamplarda her gün zorla Çince şarkılar ezberleyip, Çince yazılar yazmaya ve Komünist doktrinleri okumaya ve her gün Çin Komünist Partisi hakkında saatler süren konuşmaları dinlemeye mecbur ediliyor.

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ