Zina Nedir Ve Korunma Yolları Nelerdir?

  • 20 Şubat 2017
  • 1.049 kez görüntülendi.
Zina Nedir Ve Korunma Yolları Nelerdir?
REKLAM ALANI

Zina eden helak olur,
ancak tevbe ile kurtulur!

Nice servet sahiblerinin zina peşine düşüp de servetlerini tükettiklerini görmekteyiz. Zina dünyayı elden götürdüğü gibi ahirette de imanı götürür. Pek nadir insan, zinadan tevbe etmeksizin ahirete imanını götürebilir.

“Bir kul zina ettiği zaman, imanın nuru ve kalbindeki olan iman eseri yani vicdan duygusu ondan çıkar; gölge gibi tepesinde durur; sonra ondan = zina fiilinden çıkıldığı vakit iman tekrar kendisine girer.”(1) mealindeki hadîs-i şerife binaen ulemanın birçoğu: “Zinadan sona tevbesiz ölen imanını kaybedebilir” dediler.

REKLAM ALANI

Zina eden kimsenin dünyada cezası, bekarsa yüz kırbaç, evliyse recimdir. Hele livâta beşerin tabiatinin kabul etmediği zinadan daha felakettir. Onunla bu felaket yapılan erkek kendi nefsini akla sığmayan bir zillete sokmuştur. Öyle bir zillet ki akıl onu tarif etmekten haya eder. Gerek livâta ve gerek zinayı irtikab eden çok aşağılık bir fahişelik yapmıştır. Bu iki günahın felaketinden Lut Peygamber’in iniltileri, zamanında Allah’ın Arşı’nı titretmiş. Kavmi öyle bir felaket işledi ki, kıyametin sonuna kadar kötülükten örnek oldular. Nitekim şu ayet-i kerîmede halleri beyan olunmuştur: “Lut’u da hatırla, hani o kavmine şöyle demişti: Hakîkaten siz öyle hayâsızlığı meydana getirdiniz ki, sizden önce âlemlerden hiçbiri bunu yapmamıştır.” (EI-Ankebut Sûresi; 28) buyrulmuştur.

Kalpte nur varsa korunur
Erkeğin erkeğe yahud erkeğin kadının dübürüne iş yapması da aynı hükümdür.

Hadîs-i şerifte de; “Allah Teâlâ bir kadının dübürüne yahud erkek erkeğe temasta bulunana rahmet etmez.”(2) diğer bir hadîs-i şerîfte: “Dört kimse sabah ve akşam Allah Teâlâ’nın gazabına uğrarlar: Erkekten kendini kadına, kadından kendini erkeğe benzeten ve hayvanlarla temasta bulunan, bir de dübüre gelen.” (3) buyrulmuştur.

Zina, behime nefsinin dînin dışında lezzetlenmesi veya menfaati yalnız kendi şahsına tahsis etmesidir.

Bazen şehvet arzusu içten dışa çıkar, bazan da dıştaki tahrikle feveran eder. Bunun zabt edilmesi zordur. Bunun sebebi ya dildir, ki söyler; ya kulaktır, ki fâhiş sözleri dinler; ya eldir, tokalaşmayla tahrik ettirir ya da gözdür bakar, şehveti kemiyetten keyfiyete geçirir. Bunun için yukarıdaki hadîs-i şerîfte zina bunlara isnad edilmiştir. Yahud da bunların hepsinin fiile geçmeleridir. Bunun sebebi de ihtilattır, yani erkek ve kadınların bir arada bulunmalarıdır. Sonra bu alet ve edevatlar arzularına fiilen muvaffak olurlarsa bilahare bunalımı meydana getirir; aciz kalırlarsa gazab kuvveti fiile geçer. Binaenaleyh şuurun üçte biri kalıyor. “Nefs de temenni ederek arzular ve iştihalanır. Tenasül azası bazen bunları tasdik bazen da tekzib eder (yalanlar).”

Yani zayıf imanlılarda tasdik, kuvvetlilerde de tekzib eder. Tasdik anında imanın nuru kalpten çıkar. Tekzip anında ise kuvvet bulur ve çoğalır. İşte bu manayı açıklayan şu hadîs-i şerîftir: “İmanın misali gömleğin misali gibidir. Onu bir giyersin bir soyunursun.”(4) buyrulmuştur. İmam Münâvî rahmetullahi aleyh diyor ki: “Kalbin zaman zaman, kalb merkezinin Allah’tan feyz almasına engel olur. Bazan o nur İçinde imanın eseri olan nur da vardır; daimi olarak Allah’tan feyz alır. Bu gibi hadîs-i şerîflerde imandan maksad o nurdur. Şehvet kalbe sokulduğu vakit o nur galebe çalar, kalbe zinanın nefreti gelir. Bazen da nefs galebe çalar, kalbden o nur çıkar. Artık tam tevbe olunmazsa o nur kalbe dönüş yapmaz. O nuru kaybetmemek için haram yemekten, hileli kazanç ve kötü huylardan sakınmak gerekir. Nitekim Hakîm-i Tirmizî’nin tahric ettiği bir hadiste de şöyledir: “Adamın üzerinde bir zaman gelir ki, bedeninde bir iğne ucu kadar nifak yoktur; başka bir zaman gelir, bir iğne ucu kadar imanın eseri yoktur.”(5)

İşte o anda insan zina işleyebilir. İnsan bu nurdan ayrılmadığı müddetçe zina işleyemez.

Çarelerinden birisi salih arkadaş

“Zinadan iki şekilde kendini korursun: Birincisi, salih ve âlim birisini hayalinde tutmakla; ikincisi ise zinadan bahseden bütün sözlerden korunmakla gözlerine hâkim olursun. Çare budur.” Hülâsa bedenin tüm cüzlerini zinadan korumak, bedenî vazifenin en mühimidir. Fakat yine de salih arkadaş tavsiye edilir.

Kaynaklar:
1)Sünen-i Ebî Dâvûd h.n.4690 yahud 4665, Sünen-İ Tirmizî h.n.2625, el-Müstedrek c.1 s.22 h.n.56, Mesâbîh-us-Sünne h.n,43. 2) Sünen-i Tirmizî h.n.1165, el-İhsân fî Takrîb-i Sahîh-İ İbnİ Hibbân c.9 s.517 h.n.4203 ve 4204, Mesâbîh-us-Sünne h.n.2379. 3) el-Mu’cem-ul-Evsat c.7 s.439 h.n.6854, Şuab-ul-îmân c.4 s.356 h.n.5385, Firdevs-i Deylemî c.1 s.379 h.n.1525, et-Terğîb vet’Terhîb c.3 s.287. 4) Nevâdir-ul-Usûi c.1 s.273, Kenz-ul-Ummâl h.n.1312. 5) Nevâdir-ul-Usûl c.1 s.274, ed-Dürr-ül-MensÛr c.2 ş.157, Tezkiret-ul-Huffâz c.1 s.238, Siyer-u A’lâm-in-Nübeİâ’ c.8 s.28.

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ