İmam-ı Rabbânî’nin -k.s.- Dilinden Ramazan ve Kur’an

  • 31 Mart 2021
  • 1.227 kez görüntülendi.
İmam-ı Rabbânî’nin -k.s.- Dilinden Ramazan ve Kur’an
REKLAM ALANI

İmâm-ı Rabbânî kuddise sırruh küçük yaşlarda hafızlığını ikmal
etmiş, babasından dînî eğitim alarak başladığı ilmi hayatını henüz
yirmi yaşına gelmeden icazetli hocalardan tefsîr ve hadîs
okutma icazeti alarak tamamlamıştır.
Erken yaşlarda yazdığı eserlerde Nübüvvetin gerekliliği ve
Kur’ân-ı Kerîm’in İ’câz’ı gibi meseleleri izah etmiştir. Kendisine
sorulan sorular ve onun verdiği tatmin edici cevaplar, Kuran-ı
kerim ilimlerine vâkıf olduğunu göstermektedir. Bunun yanında
girdiği maneviyat yolu ile, Kur’ân-ı Kerîm’in ince manalarının
da tasavvuf yolunda yürüyenlere rehberlik yaptığını işârî tefsir
örnekleriyle açıklamıştır.
İmâm-ı Rabbânî kuddise sırruh tasavvuf yolunda da kendisine
rehberlik edenin Kuran-ı Kerimin ince manaları olduğunu şöyle
açıklamıştır:
“Bu işte benim imamım ve rehberim Allah’ın kelâmıdır, pîrim
Kur’ân-ı Kerim’dir. Eğer Kur’ân’ın hidayeti ve yol göstermesi

“Kim bu mübarek ayda oruç ile Kur’an’ı kerimi hatim etmeyi cem edip ikisini
beraber yaparsa Ramazan-ı şerif ayının hayırlarından ve bereketlerinden
mahrum olmaması ümit edilir.”
olmasaydı gerçek mabuda ibadet yolu açılmazdı.”
(İmâm-ı Rabbânî -k.s.- Mebde’ ve Me’âd; İmam-ı
Rabbani Risaleleri, (Trc. Necdet Tosun) İstanbul, Sufi Kitap, 2015,
s. 116.)
İmâm-ı Rabbânî hazretleri Kur’ân ve sünnet terazisine
vurulmadıkça kalbe gelen ilhamların hiçbir kıymeti
olmayacağını bildirmektedir. (Bkz. İmâm-ı Rabbânî,
Mektûbât, C. I, s. 175, m. 207)
Kuran-ı Kerim’in Sırlı Manaları
İmâm-ı Rabbânî hazretlerine göre Kuran-ı kerim’in
bir muhkem, açıkça anlaşılan manası olduğu gibi,
bir de ehlinin anlayacağı sırları vardır.
İmâm-ı Rabbânî hazretleri “Şüphesiz bu, korunmuş
bir kitapta bulunan değerli bir Kur’ân’dır. Ona ancak
temizlenenler dokunabilir.” (Vâıa; 77-79) ayetine mana
verirken:
“Kur’ân’da saklı bulunan ilâhî sırları ancak iç dünyalarını
beşerî alakalardan arındırmış olan kimselerin
keşfedebileceği” şeklinde bir izah getirmiştir. Temizliğin
kemâli, mâsivâdan uzaklaşmaya ve mâsivâ
bağlarıyla kirlenmemeye bağlıdır.
İşte bütün bunları birlikte düşündüğümüz zaman,
Kuran-ı Kerim’in ince manalarını anlamak ve onu
kalp rikkatiyle, ince hislerle tefekkür etmek için kalbi
temizlemek gerekir.
Ramazan ayında müminlerin oruç ile tokluğun verdiği
gafletten arınması kalplerinin incelmesine yardım
eder. Teravih namazı, sadaka-ı fıtır ve her türlü
ibadetleri artırmakla maneviyatlarını kuvvetlendirmeleri
de Kuran-ı Kerim’i hakiki manada tilavet etmeyi
mümkün hale getirir.
Kuran-ı Kerim’i tilavet etmek sadece lafızlarını okumaktan
ibaret değildir, kalbiyle ve bütün varlığıyla
Kuran-ı Kerim’in takipçisi olmak, ona uymak ve
onun rehberliği ile sırat-ı müstakim üzere sebat kazanmaktır.
Ramazan ve Kuran Arasındaki
Münasebet
İmam-ı Rabbânî kuddise sırruh Mektubat adlı eserinin
4. Mektubunda Ramazan ayı ile Kuran-ı Kerim
hakkında mühim izahlar yapıyor:
“Mübarek Ramazan ayının gelmesini bekliyoruz. Bu
mübarek Ramazan ayının, asıl yapılması lazım olan
işlerin ve kemalatı zatiyyenin tamamını içinde toplayan
Kur’an-ı Mecid ile tam bir münasebeti vardır.
Öyle ki, asla ona gölge düşmedi. Birinci kabiliyet
onun gölgesidir. Bu münasebetle Kur’an’ı kerimin
inmesi bu ayda oldu.
“Öyle bir Ramazan ayıdır ki, Kur’an o ayda nazil
oldu…” ayeti bu manayı tasdik eder. (Bakara; 185)
Bu münasebetle bu mübarek Ramazan ayı bütün
hayır ve bereketleri üzerinde toplamıştır. Senenin
tamamında, hangi şekilde olursa olsun herkese ulaşan
her hayır ve bereket, şanına ve şerefine nihayet
olmayan şu muazzam ayın bereket denizinden ancak
bir damladır.
Bu ayda manevi yönden cemiyet (kalbin huzur halinde
derli toplu olması) senenin tamamında (kalbin
huzurlu) olmasına sebeptir. Bu ayda manevi yönden
dağınık olmak senenin tamamında dağınık olmaya
sebeptir. Bu mübarek Ramazan ayını, kendisinden
razı olarak geçiren kimseye müjdeler olsun.
Bu mübarek Ramazan ayını razı etmeden geçirip
birçok bereketlerden, iyiliklerden, hayırlardan mahrum
olan kimseye de yazıklar olsun.
Bu mübarek Ramazan ayında, Kur’an-ı Kerim’i hatim
etmenin sünnet olması asli kemalatın ve onların
gölgesi mesabesindeki bereketlerin tamamını, elde
etmeye vasıta ve vesile olmasındandır.
Kim bu mübarek ayda oruç ile Kur’an’ı kerimi hatim
etmeyi cem edip ikisini beraber yaparsa Ramazan-ı
şerif ayının hayırlarından ve bereketlerinden mahrum
olmaması ümit edilir.
Bu ayın günleriyle alakalı olan bereketler, başka
günlere benzemez. Bu ayın geceleriyle alakalı olan
hayırlara, başkaları kıyas olunmaz.
İftarda acele etmenin, sahuru tehir etmenin evla olmasındaki
sırrın hükmü, iki vaktin cüzlerinin arasını
tam ayırmak için olmalıdır. Yukarda anlatılan birinci
kabiliyet; Hakikati Muhammedîyyeden ibarettir.
Ona Salatü selam olsun.”

REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ