İlmin Fazileti

  • 06 Ocak 2023
  • 411 kez görüntülendi.
İlmin Fazileti
REKLAM ALANI

HASBİHAL
Şerafettin Karaduman

İlmi öğrenmek ve yaşamak. Ancak ilim, din bilgisi sandığımız çok yanlış bilgiler bizlere görsel ve işitsel kaynaklardan aktarılmaktadır. Bizler esas olan ilmi nereden öğrenmeliyiz ki, evlatlarımıza, yakınlarımıza ve insanlığa doğru ilmi öğretebilelim?
Günümüzde çıkar uğruna yanlış olan bilgiler insanlara anlatılmakta. Takdir edersiniz ki, yeryüzünün tek kaynağı ve bize sonsuz bilgiler (ilim) aktaran kitabımız Kur’an-ı Kerim’dir. İşte bizler bu kaynağı unutursak maalesef yanlış bilgiler ilim diye bize yüklenir. Bir toplumun bozukluğu, huzursuzluğu yanlış bilgiler üzerine yaşam sürdürmelerinden kaynaklanıyor. Yanlışlar doğru, doğrular yanlış olarak verilirse ve o şekilde yaşam devam ederse bir müddet sonra o toplum gerçek değerlerde kaybolmuş bir toplum olarak ve sadece maddeye yönelik bir toplum haline gelir. Madde için de yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Bunun için her şeyden önce bizler kitabımıza bu konuda uyarısı nedir diye müracaat etmeliyiz.
bolsa de pierna decathlon
Adidas Stan Smith

sadarināšanās gredzeni
χρυσσες πλατφορμες
napihljivi fotelj merkur
nike air zoom pegasus 36 w
replika spor ayakkabı toptan
ted baker aurinkolasit
moschino tričko
νακ παπουτσια πεδιλα
fiitgonline.com
İlmin ve Alimin Üstünlüğü
Kur’an-ı Kerîm’de gerek dinî gerekse din dışı konularla ilgili olarak ilim kelimesi ve türevlerinin 750 defa geçmesi, bilginin ve bilme faaliyetinin önemine işaret eder. İlmin faziletini bildiren çok âyet-i kerimeler, hadis-i şerifler, sahabe ve âlimlerin sözleri vardır.
Bazı âyetler şöyledir:
“Allah-u Teâlâ, melekler ve ilim sahipleri ALLAH’tan başka ilâh bulunmadığına ve O’nun adaletle hükmettiğine şâhidlik ederler. O’ndan başka ilâh yoktur ve O aziz ve hakimdir.” (Âl-i İmran, 18).
Bu ayete dikkat edelim.
Allah-u Teâlâ hazretleri önce kendi Zat’ından başka ilah olmadığına şahitlik etmiştir. Bunu meleklerin ve alimlerin şehadetleri ile ifade buyurmuştur.
Bu âyette Allah-u Teâlâ kendi birliğine ve adaletine kendi zatını, melekleri ve ilim ehlini şâhid göstermiştir. Hiç şüphe yoktur ki, böyle önemli iki konuda âlimlerin Allah-u Teâlâ ve melekleri yanında şâhid gösterilmeleri onlar için çok büyük bir şeref, üstünlük ve yüceliktir. Aslında ilmin ne kadar büyük olduğunu ve alimlerin büyüklüğünü gösteren en büyük bir delildir bu ayet.
Hz. Ali kerremallahu veçhe ne güzel buyuruyor:
“Bir cahil dostum olacağına, bin alim düşmanım olsun.”
Kur’an-ı Kerim’de: “Allah, içinizde iman edenleri yükseltir. Kendilerine ilim verilenler için de (Cennette) dereceler vardır.” (Mücadile; 11)
Bu ayet hakkında İbni Abbas radıyallahu anhuma der ki: “Alimlerle cahiller arasında yedi yüz derece fark vardır. Her derecenin arası da beş yüz senelik yol uzaklığı kadardır.”
Bu kaynaklar neticesinde insan muhakkak doğru bilgi için araştırmalı, öğrenmeli ve ondan sonra öğretmeli.
Ayette buyuruluyor: “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu?” (Zümer; 9)
Kur’ân-ı Kerim de “Allah’tan gelmiş bir ilim”dir. (Bakara; 120)
Rabbimiz “Rabbim, ilmimi arttır!” (Ta-ha; 114) diye dua etmemizi öğütler.
Bilen biri yani ilmi gerçekten olan birisi öyle bir kıvamda olur ki, dünya hayatına bağlananlara der ki: “Yazıklar olsun size! İman edip Salih amel işleyenler için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır.” (Kasas; 80)
“ALLAH’a karşı gerçek huşu ve haşyeti ancak âlimler gösterirler.” (Fâtır, 28)
“Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip sâlih amel işleyenler için ALLAH’ın mükâfatı daha hayırlıdır. Buna da ancak (geçici şeylere karşı) sabredenler kavuşabilirler.” dediler.” (Kasas, 80). Bu âyet; iman, sâlih amel ve sabrın âhiretteki büyük mükâfatını ancak âlimlerin anlayabildiklerini gösteriyor.
“Biz bu misâlleri insanlar için veriyoruz. Fakat onları ancak âlimler anlayabilirler.” (Ankebût, 43)
Kuran’da kırktan fazla ayette ibret alınacak misaller var. Bu misalleri okuyan alimlerin birçoğu hüngür hüngür ağlayıp ve: “Eyvah! Ben alimlerden değilim” diye üzülürlerdi. (İhya-u Ulumi’d-din; cilt 1; s.18)
En Güzel Örnek
Aslında Rabbimiz bizlere doğruda yaşayalım, ibret alalım diye ayetlerini beyan buyurmuştur. Hatta dünya hayatında ayetler doğrultusunda nasıl yaşamalı ve nasıl davranmalıyız diye örnek insanlar yani Peygamberler göndermiştir.
Müslüman olarak bizlerin de örnek alması ve onun yaşayışına benzer bir hayat sürmemiz için bizlere Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’i göndermiştir. Şimdi, kaçımız yaşadığımız bu hayatta Resulün hayatını okuduk?
Örneğin: Bir eve gittiğimizde o evin kapısını kaç sefer vurmalıyız? Kendi evimize girerken ne söylemeliyiz? Tuvalete girerken nasıl davranmalıyız? Gusül abdestini nasıl almalıyız? Evladımıza isim verirken nasıl davranmalıyız? Bu örnekleri sayfalarca çoğaltabiliriz. Anlamalıyız ki: tüm bunları bu hayatta yaşamış Resul aleyhisselatu vesselam’ın hayatını incelediğimiz zaman tek tek hepsinin cevabını bulabiliriz.
Öyleyse ilim için canlı bir cevap Hz. Muhammed aleyhisselatu vesselam diyebiliriz. Çünkü O: “Huluku-l Kur’an” hayatını yaşamıştır. Kur’an dışı konuşmamış ve harekette bulunmamıştır. Bizler her şeyden evvel O’nun hayatını araştırıp yol almalıyız.
Ayette: “(Eğer münafıklar aldıkları) o haberi, Peygamber’e ve kendi aralarından emir sahibi kimselere iletseler, elbette o haberin yayılıp yayılmaması gerektiğini onlardan öğrenirlerdi, (bilgi edinirlerdi).” (Nisa; 83)
Bu ayeti incelediğimiz zaman Cenab-ı Hak olaylar üzerine cereyan eden hükümlerin değerlendirilmesini alimlere bırakmıştır. Böylece Peygamberlerden sonra alimlerin anılması ile onların değerinin ne kadar yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Sohbetin başındaki ayete baktığımızda Allah dostlarının sonsuza kadar var olacaklarını da esasen anlamamız gerekir. Ne diyor Ali İmran 18’nci ayeti kerimede: “…Melekler ve ilim sahipleri de, adalet ve hak üzere durarak buna iman ettiler…”
Rabbimiz yeryüzüne daha indirilmeden önce kaleme kıyamete kadar ve sonrasını dahi anlatan Kur’ân-ı Kerim’i yazmasını emretmiştir.
Kuran İlmi Kalpteki Nurdur
Bakın ne güzel buyuruyor, Ankebut suresi, 49. ayeti kerimede: “Doğrusu o Kur’an, kendilerine ilim verilmiş kimselerin kalblerinde ışıldayan apaçık ayetlerdir.”
Kur’an, Allah katından olduğunu açıkça gösteren apaçık mucize ve âlimlerin kalplerinde korunmuş olan âyetlerdir. Müfessirler şöyle demişlerdir:
“Allah’ın, Kur’an’ı değiştirilme ve bozulmaktan iki yolla korumuş olması, Kur’an’ın özelliklerindendir. Bunlardan birincisi, satırlarda, ikincisi de gönüllerde korumaktır. Diğer kitaplar böyle değildir. Onlar, sahiplerinin elinde yazılı olarak vardır ama ezberlenmemiştir. Dolayısıyla tahrif edilmişlerdir.”
Bu ümmetin vasfı hakkında, “Kitapları kalplerindedir” sözü söylene gelmiştir. Hasan Basrî rahmetullahi aleyh şöyle der:
“Bu ümmete, ezberleme özelliği verildi. Öncekiler, kitaplarının ancak bakarak okurlardı. Kitabı kapattıklarında, Peygamberlerden başka hiç kimse ezberden okuyamazdı.” (İmam Kurtubi;)
İnsan şükretsin diye Rabbimiz Rahman suresinde ayet 3-4’de “İnsanı yarattı ve ona beyanı (söz söylemeyi) öğretti.” Bakın şükredebilmek için Rabbimiz dil cevherini yarattı. Ne büyük bir nimet. Demek ki: söz söylerken, cevaplarken, sorgularken hep ama hep “İlahi ente maksudi”yi düşünerek konuşmalıyız.
Ayette: “Eğer bilmiyorsanız, zikir sahibinden sorunuz.” (Nahl; 43) buyurulmuş. Ne güzel tarif edilmiş, bilmiyorsanız bilene yani daima Allah’ı anan, zikreden ve ilimle yani Kur’an’la beraber olana sorun diye işaret edilmiş.
Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellemin ilim hakkında bir hadisi şerifte şöyle buyurmuştur:
“Gerçekten hikmet (ilim), şerefli kimsenin şerefini artırır; öyle ki, köleyi bile padişahlar katına yükseltir.” (Ebu Nuaym)
Peygamber aleyhisselatu vesselam efendimiz:
“Allah, hakkında hayır dilediği kimseye din hususunda büyük bir anlayış verir.” (Buhârî, İlim 10, Müslim, İmâre 175) buyuruyor.
Başka bir hadis-i şerifte:
“Yalnız şu iki kimseye gıbta edilir: Allah’ın kendisine ihsân ettiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse; Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına da öğreten kimse.” (Buhârî, İlim 15, Müslim, Müsâfirîn 268) buyurmakla, ilmin değerini belirtmiş oluyorlar.
Bir alimin ölümü hakkında Ebu Derda’dan Taberani’nin rivayeti: “Gerçekten bir kabilenin ölümü, bir alimin ölümünden daha hafiftir.”
Bundan dolayı günümüzde de “Bir alimin ölümü alemin ölümü gibidir.” denilir.
Yine İmam Taberani’nin naklettiği bir hadis-i şerifte buyrulur:
“Ey ashabım! Öyle bir zamanda bulunuyorsunuz ki, alimleri çok, Kur’an okuyanı ve hatibleri az, ilim isteyenleri az, verenleri çoktur. Bu zamanda amel etmek, ilim edinmekten daha hayırlı’dır. Fakat yakında insanlar üzerine bir zaman gelecek ki, alimleri az, hatipleri ise çok olacaktır. Verenleri az, ilim isteyenler çok olacaktır. O zamanda ilim, amel etmekten daha hayırlıdır.” (Tebarani)
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyurdu:
“Amelin azı, Allah’ı bilmekle beraber fayda verir. Halbuki çok amel, Allah’ı bilmemekte fayda vermez. (İbn-i Abdilber)

İlim Hakkında
Büyüklerin Sözleri
Hz. Ali kerremallahu veçhe ne güzel söylemiş:
“İlim maldan hayırlıdır. Neden derseniz, İlim seni korur, malı ise sen korursun. Bu durumda ilim hakim olur, mal ise mahkum olur. Malı harcarsın azalır. İlim ise çoğalır eksilmez. Alim’in boşluğunu ancak bir alim doldurabilir. İlim sahibi bir insan onu harcama yerlerini muhakkak bilmelidir.” (Kümeyi, Hz. Ali’nin damadı)
“Şu dünyada ilimden daha aziz ve üstün hiçbir şey yoktur.” (Ebu’l-Esved Amr ibni Zalim Ed-Dili)
Hz. Ömer radıyallahu anh buyuruyor ki:
“Ey insanlar, ilim isteyin ve öğrenin, çünkü Allah’ın rızasına uygun bir elbise vardır ki, Allah o elbiseyi ilmi arayıp elde edene giydirir.”
Muaz İbni Cebel radıyallahu anh ilmin fazileti hakkında ne güzel söylemiş:
“İlmi elde etmek ibadettir. İlmi müzakere etmek tesbihtir. İlmi araştırmak da cihattır. İlmi bilmeyene öğretmek de sadakadır. İlmi ehline vermek de Allah’ın rahmetine en çabuk yaklaştıran harekettir. İlim hak yol için bir rehberdir.”
Lokman hazretleri oğluna öğüdü:
“Oğlum, alimlerle beraber ol, onların dizleri dibinden ayrılma. Çünkü ilim insanın kalbini yeşertip canlandırır”
Sonuç olarak ilmi öğrenmek meşakkate sabretmeyi gerektirir. Ancak ilmi alır, amel eder ve emri bil maruf istikametinde kullanırsan ahiret hayatın çok güzel olur. Gaye bu olmalı insanda. Okuma bilip de araştırmayan insan acınacak insandır.

REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ