Bu Gidiş Nereye?

  • 05 Mayıs 2019
  • 859 kez görüntülendi.
Bu Gidiş Nereye?
REKLAM ALANI

Kur’an’dan uzak, Resul ahlakından uzak, Allah dostları ile birlikte olmamanın sonucu yaşanan hayatların akıbeti, şeytanın, nefsin ve bozulmuş insanların istedikleri istikamette sonucu iyi bitmeyen bir gidişe doğru hayat akıp gider.

Seyda hazretlerinin kaddesallahu sırrahu bu uyarısı çok manidardır:  “Kefene sarıldıktan sonra gösterilen pişmanlık fayda vermez.”

Kabre konulmuş, üzerine toprak atılmış, telkinde bulunulmuş ve ölenin kendisi olduğunu gördüğünde, bir fırsat dediğinde geç kalmışlığını görenin pişmanlığı ne kadar faydalı olabilir?

REKLAM ALANI

İşte bunun için can bedende iken istikameti bulanlardan olmak lazım. Yoksa bu gidiş hiç iyi sonuçlanmayacaktır. Kur’an ahlakından, terbiyesinden uzak olunduğu sürece gidiş her zaman vahim olacaktır.

Bunun için evladımıza en küçük yaşta terbiye vermeye başlanmalıdır. Hatta anneler evladına hamile kaldığını öğrendiği an veya dünyaya geldiği an terbiyeye başlamalıdır.

Ahlak herhangi bir yerde satılmıyor ki satın alıp ahlaklı olalım.

Rabbimiz celle celâluhû Resulün aleyhisselatu vesselam hayatında, “Nasıl ahlaklı olunur”u bizlere göstermiştir.

Kur’an’ın ifadesi ile… Bizzat  Allah-u Zülcelâl buyurmaktadır: “Şüphesiz ki sen,  büyük bir ahlak üzeresin.” (Kalem, 4)

Resul hayatına bakıldığında…

O aleyhisselatu vesselam, şaka da olsa asla yalan konuşmamıştır.

Gıybet ve dedikodunun en hafifine bile müsaade etmemiştir.

Neye mal olursa olsun sözünde durmuştur.

Suç işlendiğinde kişilere bakmaksızın adaletin yapılmasını istemiştir.

El emindir.

Adaleti her alanda uygulamayı yapmıştır.

Şefkatini, merhametini, cömertliğini, ne kadar anlatılırsa anlatılsın asla anlattık diyemezsiniz.

Kanaatkarlığını, şükredişini, hayasını, edebini hep Kur’an-ı Kerim sınırlarında yaşamıştır.

Bizler yaşayışlarımızla Resul aleyhisselatu vesselam ahlakını yaşamalıyız ki, nesillerimiz de bizden görüp istikametlerini görebilmeli ve yaşamalıdırlar.

“Bu gidiş nereye?” diye sorgulandığında ayetler amellere etken edilmezse vay halimize…

Bu dünya sorumlu olduğumuz bir hayat…

Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor ki:

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”

Hayatımızın her zerresinde Resul sallallahu aleyhi vesellem’in yaşayışında örnekler olmalıdır.

Allah Resulü aleyhisselatu vesselam “Ben son peygamberim benden sonra peygamber gelmeyecek alimler benim varislerimdir,” diye müjdeyi vermiştir.

Kimlerle beraber olmamız gerekir? Ayetler zaten buyurmuş:

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve Sadıklarla beraber olun.” (Tövbe, 119)

“Bana yüz tutanın yolunu tut,” (Lokman, 15)

Bakın, bizzat Allah buyurmuş:

Kendi güdümünde olan insan, nefsini, dünyayı, şeytanı ve bozulmuş insanları iyi tanımalı. Bunlara dikkat edilmediği taktirde bu gidiş kötü sonuçlanabilir.

Çok manidar olan bu uyarıya dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

“İnsanın önünde cennet ya da cehennem vardır. Herkes hazırlığını hangisine gitmek istiyorsa ona göre yapmalıdır.” (Seyda Muhammed Konyevi kaddesallahu sırrahu)

Her şeyi bizim emrimize yaratan Allah celle celâluhû olacak ve sen hala nefsinin istediği bir hayatı yaşayacaksın!

Namazsız, oruçsuz, abdestsiz ve Allah-u Zülcelâl’e karşı kulluğun gereklerini yerine getirmeyeceksin, akabinde, “Ya Rabbi cenneti ver, Ya Rabbi, iki alemde de huzur ver,” diyeceksin. Hangi yüzle isteyeceksin?

Mümin akıllı olmalıdır. Ne bu dünya’dan fayda görür, ne de nefsin istediği yaşam biçiminden.

Fani olan bir yerde huzuru aramak kulluğumuza terstir. Esas olan Kur’an yolunda Hak yolu yaşayanları ile tanışabilmektedir.

Sonuç Olarak:

Ömür her an bitebilir. Kötülüğe asla kötülükle mukabele etmeyelim. İyilikte gecikmeyelim. Yardım etmede, maddi, manevi, asla geri durmayalım.

Verdiğimiz sözlerimizi yerine getirelim. Konuşurken asla ama asla, yalan konuşmayalım.

Gözlerimizi, ellerimizi ve tüm azalarımızı haramdan koruyalım. Gıybet ve dedikodunun en küçüğüne bile müsaade etmeyelim.

Dünya hayatını amel-i salihlerle, hakkıyla tamamlamak bizim elimizde. Yanlışı ve doğruyu bulma iradesine sahibiz.  Gayemiz “ilahi ente maksudi ve rıdake matlubi” olmalı.

Tüm bunların aksi olursa, Allah muhafaza buyursun, bu gidiş cehennemden başka yere olmaz. Kötü yaşanan hayat daima kötülüklerle devam eder. Unutmayalım ki; Allah’a gidilen yolda hiçbir engel yoktur, mürşidine tam teslimiyetle uyduğun sürece…

“Nefsini bilen Rabbini bilir” diye boşuna söylememiş Seyda hazretleri, kaddesallahu sırrahu.

Ayet-i kerimelerde Rabbimiz ne güzel uyarıyor:

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun; herkes yarına ne hazırladığına baksın.” (Haşr; 17)

“Her nefis ölümü muhakkak tadacaktır.” (Âl-i İmran, 185)

Bu ayetlerin şakası yok. Unutmayalım, Vallahi Rabbimiz şaka yapmıyor.

O halde, 

Yeryüzünde yaşanmış hayatları, şaka yapmayan ayetleri ve Resulün sünneti seniyesini yaşayan Allah dostlarının davetlerini dikkate alma şuurunda olmayı, Mevlam cümlemize nasip etsin.

Selam ve dua ile.

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ