www.gulistandergisi.com
Ana Sayfa
Bize Ulaşın
Sık Kullanılanlara Ekle
AYLIK İLİM FİKİR VE KÜLTÜR DERGİSİ     
23 Ağustos 2014 Cumartesi
EDİTOR'DEN
KAPAK KONULARI
RÖPORTAJ
SOHBET
ARAŞTIRMA
YORUM - MAKALE
 
Gülistan Dergisi  »  Köşe Yazıları  »  Hayat Sermayesi
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE VAKIF
 121. Sayı
 Ocak 2011
 
Vakıf kültürünün temeli

İslam’da mülkün hakiki sahibi Allah (celle celaluhu), insanlar ise sadece birer emanetçidirler. Belli bir süre imtihan edilmek için dünyaya gönderilen insan, bütün davranışlarından sorumludur.

Malımızı nasıl kazandığımız ve nerede harcadığımız elbette sorgulanacaktır. Helal yollardan kazanılmayan ve yerinde kullanılmayan para, kişinin başına dert olabilmektedir.

Ayrıca, mal varlığımızı insanların hayrına kullanmak, manevi mertebemizi yükseltir. İnsanların en hayırlıları, insanlara faydalı olanlardır. Bu anlayış, vakıf kültürünün doğmasına zemin hazırlamıştır. Geçmişte insanlarımız, vakıflar kurarak hayırda yarışmışlardır.

Vakıflar, özde dayanışma ve yardımlaşma temeline dayanır. İslam kültürünün ve medeniyetinin geçmişten bugüne aktarılmasında, vakıfların ifa ettiği görev çok büyüktür. Selçukludan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan günümüze kadar, vakıflar çok mühim işlere imza atmışlardır.

Şahısların yapamadığı işleri vakıflar gerçekleştirmiştir. Onun içindir ki vakıflar kültür ve medeniyet tarihimiz içerisinde çok ciddi roller oynamıştır.

Osmanlı’nın vakıf anlayışı

Osmanlı devleti, çok zengin bir vakıf medeniyeti kurmuştur. Bu kurumların uzun ömürlü olması için onlara kalıcı gelir kaynakları sağlanmıştır. Vakıflar, devletin tekelinde olmaktan kurtarılmış, bu hizmetlerin manevî boyutu hakkıyla anlatılarak, şahısların vakıflara sahip çıkması sağlanmıştır. Durumu iyi olanlar vakıflara maddî yardımlarda bulunmuşlardır. Durumu iyi olmayanlar ise bizzat hizmet ederek, bu hayır yarışına destek olmuşlardır.

Vakıflar, sadece yardım amaçlı kurulmuş teşkilatlar değildir. Selçuklulardan günümüze kadar, akla gelebilecek hemen her alanda bir vakıf kurulmuştur. Hangi alanda bir eksiklik ve boşluk görülmüşse onunla ilgili bir vakıf teşkilatı oluşturulmuştur. İnsanların dışında, hayvanları ve çevreyi koruma amaçlı, çok sayıda vakfın varlığından bahsedilmektedir.

Bizler hasta ve garip leyleklerin bakım ve tedavisi için bile vakıf kuran bir milletin evlatlarıyız. Bu millet, bayram günlerinde top atılarak halkın sevindirilmesini düşünmüş, alışveriş edenlerin aldatılmasını önlemeyi kendine vazife saymıştır.

Yoksul genç kızlara çeyiz verilmesi, bunların düğünlerinin yapılması bile hesaba katılmıştır. Cezaevlerindeki mahkûmların ihtiyaçlarının karşılanması, ziraatın geliştirilmesi, borç yüzünden hapse girenlerin borçlarının ödenmesi bir mesele olarak görülmüş, ilgili vakıflar kurularak, gerekli önlemler alınmıştır.

Hatta neredeyse her mahallede bir vakıf kurarak, halkın ihtiyaçları karşılanmıştır. Çocukların açık havada gezdirilmesi, Van gölünde gemi işletilmesi, kimsesiz fakirlerin cenazelerinin kaldırılması, mektep çocuklarına yardım edilmesi gibi alanlarda da vakıf kuran Osmanlı, bu hayır müesseseleri sayesinde uzun ömürlü olmuştur. Böylece halk, devletine güvenmiş, sevgi beslemiştir.

Günümüzde vakıflar

Bugün vakıf medeniyeti, o görkemli günlerinden çok uzaktır. Onun içindir ki aradığımız huzuru bulamıyoruz. Zira insana huzur veren şey, başkalarına faydalı olmak ve onların hayır duasını kazanmaktır.

Zamanımızda kurulan derneklerin ve vakıfların önemli bir kısmı, tabela vakfı olmaktan öteye gidemiyor. Çünkü bir kısmının teşkilat yapısı çok zayıftır; bir kısmı kişilerin tekelindedir ve zaman içerisinde adeta birer ticari kurum haline gelen vakıflar, asıl gayesinden çok uzaklaşmıştır.

Eğer o eski vakıf medeniyeti bugün de varlığını sürdürebilseydi, aç ve mağdur insan ve hayvan kalmazdı. Günümüzde satıcılar müşterilerini aldatıyorsa; fakirlerin boynu bayramlarda bükülüyorsa; evlenme çağına gelmiş kızlarımız ve erkeklerimiz evlenemiyorsa; insanlar borç yüzünden hapse veya mezara giriyorsa; garibanlar hastanelerde rehin kalıyorsa; bazıları çöplerden rızkını arıyorsa; kimsesiz ölüler ortada kalıyorsa; işkence sıradanlaşmışsa çevre tahrip ediliyorsa; büyüğe saygı, küçüğe sevgi kalmamışsa; bencillik hayatı kasıp kavuruyorsa bunlarla ilgili vakıfların olmayışı yüzündendir.

Geçmişte vakıflar, halka hizmet ederek, devlete büyük destek sağlıyorlardı. Emin olabiliriz ki vakıflar ihya edilirse pek çok sosyal mesele, kendiliğinden çözülecektir. Halk devlet dayanışması, güzellikleri beraberinde getirecektir. Huzur ancak böyle sağlanır.
BİLAL TELCİ
 Geri Dön
Bu yazı şimdiye kadar 11221 defa okundu
 
 Yorumlar (9)

29 Mayıs 2014 tarihinde SEDA tarafından yapılan yorum;

... BUNU YAZDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

30 Nisan 2014 tarihinde SEDANUR tarafından yapılan yorum;

SİZLERE TAVSİYE EDERİM

29 Nisan 2014 tarihinde SEDANUR tarafından yapılan yorum;

ALLAHIN İZNİYLE BU PROJEDEN 100 ALIRSAM ÇOK SEVİNİRİM BU ARADA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SİZLERE. KENDİ BİLGİLERİMLEDE YAPTIM İNŞALLAH İYİ NOT ALIRIM.

29 Nisan 2014 tarihinde SEDA tarafından yapılan yorum;

TEŞEKKÜR EDERİM

14 Nisan 2014 tarihinde TAHA KIRIK tarafından yapılan yorum;

COK GÜZEL

06 Nisan 2014 tarihinde MELİSA tarafından yapılan yorum;

ÇOOOK GÜZEL OLMUŞ ÇOK TEŞEKKÜRLER BU SİTEYİ HERKEZE TAVSİYE EDECEMM :D

20 Mayıs 2013 tarihinde ADSIZ tarafından yapılan yorum;

BENCE ÇOK GÜZEL BİLGİLER VERİYOR ÖDEVİMDEN 100 ALDIM ÇOK GÜZEL HERKESE TAVSİYE EDERİM :)

28 Nisan 2013 tarihinde GAMZE tarafından yapılan yorum;

ÇOK GÜZELMİŞ

24 Nisan 2012 tarihinde ZAFER ASLAN tarafından yapılan yorum;

 

www.gulistandergisi.com
Ana Sayfa
Künyemiz
Abonelik
Mail Listesi
Bize Ulaşın
Arşiv
Ziyaretçi Defteri
SON EKLENENLER

www.gulistandergisi.com