Çocuğumu nasıl eğiteyim?
Anne-Baba: Çocuğu cezalandırma yöntemleri neler olmalıdır? Özellikle dayak ve odaya kapatma ne derece doğrudur?
Dr. Saygılı: Ona kızgınlığımızı ve yaptıklarını tasvip etmediğimizi belirtmekle başlayabiliriz. Ayrıca sevdiği faaliyetlerden alıkoymak (dışarı çıkmak veya televizyon seyretmek gibi) odaya bir süre kapatmak da yine ceza metotlarındandır.
Nadir durumlarda, kaba yerine vurulacak şaplak da bazen çok işe yarayabilir.
Anne-Baba: 6 yaşında kız çocuğum var. Babanın evde kalıp çocukla ilgilenmeye vakti yok. Pazar günü kızımı babayla iş yerine göndersem doğru olur mu?
Dr. Saygılı: Şahane olur. Babasıyla baş başa geçireceği haftada bir gün de olsa, çocuk bundan çok şey kapar. Tabiî babası iş yerinde yoğun değilse ve çocukla ilgilenecekse…
Anne-Baba: Yeni doğan bebeği annesinin yanında mı tutmalı? Yoksa bebek odalarına mı götürmeli?
Dr. Saygılı: Bazı doğumevlerinde bebekler, hastalık kapmasınlar diye, annelerinden uzak, bebek odalarında tutulurlar. Oysa bunun tam tersi doğrudur. Bebek, annesinden aldığı antikorlarla dışarıdan gelecek mikroplara karşı savaşmanın yanında, bebek odalarında bulamayacağı özel ilgi ve sevgiyi annesinden görür.
Annesinin yanında yatan bebek, vücut ısısını, metabolizmasını, hormon ve enzim seviyesini, kalp ritmini ve nefes alış verişini dengeler. Anne ve bebeğin birbirinden ayrılması fiziksel yoksunluklara ve duygusal boşluğa sebep olur.
Çünkü anne-bebek ilişkisi karşılıklı, iç içe ve büyülüdür. Bebeğin ağlaması, yeryüzünde bebekler için en iyi besin olan anne sütünü tetikler. Doğumdan sonra emzirmek, plasentanın atılmasına yardımcı olduğu gibi, annenin kanama geçirmesine de engel olur. Ayrıca bebeğin bakışları ve dokunuşu annelik için gerekli duygu ve melekelerin oluşmasını sağlar.
Bebekler, annelerinin sesini duymalı, kokusunu hissetmeli, uyku düzenini ve yüz ifadelerini öğrenmelidir. Annelerinin iyi ve sağlıklı olduğunu, yanında bulunduğunu görünce kendine güvenleri artar, daha huzurlu ve mutlu olurlar.
Anne-Baba: 3 yaşındaki oğlum yeni doğan kardeşine vurmaya kalktı. Nasıl davranmalıyım?
Dr. Saygılı: Bebeğe vurmasının, asla izin verilmeyerek bir davranış olduğunu ısrarla ona anlatalım. Bebeğin canını acıttığını, ailede başka hiç kimsenin böyle yapmadığını söyleyelim. Çok ciddi olduğumuzu belli edelim, fakat sakinliği elden bırakmayalım. Ancak böyle kararlı, sert bir tavır takınırsak şiddet olayları sona erer.
Çocuğumuzun bu şiddet dolu davranışlarındaki amacı dikkatimizi çekmektir. Bu sebeple “Tamam, seni anlıyorum, sinirlendin demek. Gel, seninle oynayalım” şeklinde bir tepki gösterirsek, bu tip davranışlarını teşvik etmiş oluruz.
Ona sevgi ve özen gösterelim, ama daha sonra.
Anne-Baba: Kız çocuğuna büyük hevesim vardı. Fakat üç oğlum oldu. Ve en küçüklerini kız gibi yetiştirerek hevesimi alıyorum. Tabiî ki erkek, ama ona “kızım” diye hitap ediyorum. “Ama bir zarar veririm” diye de korkuyorum. Yaptığım yanlış mı?
Dr. Saygılı: Tabiî ki kesinlikle yanlış! Ergenlik yıllarında onu kız-erkek cinsiyet karmaşasına itecek davranışlarınız var. Lütfen erkek çocuğunuzu erkek gibi büyütün. Yoksa ileride çocuğunuzda mutsuzluk ve cinsel belirsizlik ortaya çıkar. Ona verdiğimiz isimden, giydirdiğimiz kıyafete kadar kendi cinsine uyacak şekilde hareket etmeliyiz.
Anne-Baba: 3 yaşındaki oğlumu geçen bebekle oynarken gördüm, çok endişelendim, ne dersiniz?
Dr. Saygılı: Çok erken dönemde, çocukların erkek oyunları ve kız oyunları vardır. Bu onların cinsel kimliklerini belirterek büyümelerine yardımcı olur. Ama oğlumuz oyuncak bir bebekle veya kızımız arabalarla oynamak istiyorsa, şaşırmayalım.
Her yaşta, bir çocuğun erkeklere ve kızlara has şeylerin keşfini yapmaya ihtiyacı vardır. Bu normaldir ve endişe verici değildir.
Ancak başka belirtiler de var ve çok tedirgin oluyorsak bir uzmana danışmaktan çekinmeyelim.
Anne-Baba: Çocuklarımı çok şükür belli saatlerde yatmaya alıştırdım. Ancak misafir geldiğinde, hele de aynı yaşta çocukları varsa, daha geç yatmak istiyorlar. Acaba o günler tolerans tanımamız uygun olur mu?
Dr. Saygılı: 1–6 yaş arası çocukların 6–12 saat günlük uykuya ihtiyaçları vardır. Çocukların yaşları büyüdükçe bu süre azalır.
Çocuklar eğer sevdikleri birileri evlerine misafir olarak gelmişlerse veya gelecekse o gün yatak odasına gitmek istemezler. Yine kendileri yattıktan sonra evde güzel şeyler olacağını bilen veya hisseden çocuklar da yataklarına girmekte güçlük çıkarırlar. İşte böyle durumlarda hoşgörülü olmak ve bir süre daha uyanık olmasına izin vermek mahzurlu değildir.
Anne-Baba: Çocuğum erken yatmak istemiyor ve biz yatmayınca yatmaya gitmiyor. Ne yapmalıyım?
Dr. Saygılı: Akşamları evde sakin, huzurlu bir ortamın oluşmasını sağladıktan sonra çocuğumuz için daha önceden belirlediğimiz uyku saatinde (21–22 arası) yatak odasına gitmesini mutlaka sağlayalım. Bu konuda kararlı olalım. Küçük sebeplerle uyku saatini sık sık değiştirirsek tekrar düzeni kurmak zordur. Uyku saatini çocuğumuz ile birlikte düzenlersek ve kendi ailemizin özel durumlarını dikkate alırsak, başarıya ulaşmamız daha kolay olur.
Yatak odasına anne veya baba çocukla birlikte giderse iyi olur. Yatak odasında gece lambasının olması çocuğu rahatlatır ve uykuya dalmasını kolaylaştırır. Uykuda önce bir hikâyenin okunması veya bir masal anlatılması, anne-baba ve çocuk arasındaki iletişimi güçlendirir. Çocukta güven hissi kuvvetlenir ve ileriki yaşlarda kitap okuma alışkanlığının edinilmesinde fayda verir.
Bütün bunlar yapılır, ancak çocuklar gene uykuya dalamayabilirler. Son anda tuvalete gitmek isterler veya susadıklarını söylerler. Ya da akıllarına bir şey gelir, onu yapmak isterler.
Uyku alışkanlığı edinilinceye kadar bütün bunlara karşı sabırlı davranmak gerekir. Çünkü çocuk bizi denemekte ve gücünü üzerimizde kontrol etmektedir. Anne-baba sinirlenir ve “Uyumuyor işte, ne yapayım?” diyerek çocuğun yataktan kalkmasına izin verirse, çocuk her gün bir başka yol deneyerek uyumak istemeyecek ve olumlu bir alışkanlık kazanamayacaktır.
Sevgi ve sabırla gayrete devam edelim.
Anne-Baba: 1 yaşındaki oğlumu kaç yaşında sünnet ettirmeliyim?
Dr. Saygılı: Bebeğin ilk üç ayında yapılan sünnet, anestezi gerektirmemesi, cerrahî işlem ve bakım açısından daha kolaydır. Üstelik bebekteki yara, daha çabuk iyileşir.
Bazı uzmanlar 3–6 yaşlarında sünnet olursa, çocuğun travmaya maruz kalabileceğini iddia ederler. Ancak bu husus araştırmalarla desteklenmiş değildir.
Ülkemizde genelde sünnet 6–9 yaşları arasında yapılmaktadır. Bu yaşlarda çocuk sünneti daha gerçekçi olarak değerlendirebilmekte, ayrıca sünnet töreni ile daha bir özgüvenli olarak olayı atlatmaktadır. Ama her yaşta sünneti yaptırmakta da önemli bir mahsur yoktur.
Anne-Baba: 5 yaşındaki çocuğum çok dağınık, eşyalarını yerlere atıyor. Tabaklarını ortalıkta bırakıyor. Ne yapmalıyım?
Dr. Saygılı: Artık sorumluluklarını yerine getirmeye alıştırmamız gerekir. Size bu kadar bağımlı olması doğru değil. Onun artıklarını temizleyerek vicdanınızı rahatlatıyor olabilirsiniz, ama size yardımcı olmasını sağlamanız şart. Böylelikle kendine güven duygusu artar. Size destek olarak daha mutlu olur.
Bunun için;
* Daha küçükken yaptığınız işleri (çamaşır, bulaşık, temizlik) ona izah edin ve ilerde yardım beklediğinizi söyleyin.
* Üç yaşından sonra ufak işlerle başlayarak alıştırın. Tabiî yaptıkça onu tebrik edin, gurur duyduğunuzu belli edin, ilgi ve şefkatinizi arttırın.
* İş yaparken hatalı davrandığında tepki göstermeyin ve anlayışlı davranın.
Anne-Baba: Geçenlerde 5 yaşındaki oğluma şaplak vurmak zorunda kaldım. Acaba hata mı ettim? Çocukları dövmek her zaman yanlış mıdır?
Dr. Saygılı: Bazen zor durumda kalınca çocuğun kaba yerine şaplak indirmek gerekebilir. Ama bu şaplak yüze vurulmamalı, kesinlikle iz bırakmamalı, hele bazı babaların yaptığı gibi kemerle olmamalıdır. Kalçasına veya eline vurulan tokat çocuğun bir sınırı olduğunu bilmesini sağlar.
Hangi durumlarda vurulabilir, sorusunun cevabına gelince;
* Bize küfür ettiğinde veya küstahça davrandıysa,
* Kurallarımıza itaat etmeyi bırakıp kulak bile asmadığı ve sınırı çok aştığında,
* Bizi aşırı öfkelendirdi veya hayal kırıklığına uğrattıysa,
* Kendisine veya çevreye zarar verici tehlikeli bir fiilde bulunduğunda (mesela kırmızı ışıkta uyarılarımıza rağmen karşıya koşarak geçtiğinde veya kardeşini yaraladığında) vurulabilir.
Ancak geçmişteki bir kabahati için olmamalı ve başkasının yanında yapmamalıdır.
Anne-Baba: 6 yaşındaki oğlum bazen benden nefret ettiğini söylüyor. Çok üzülüyorum.
Dr. Saygılı: Üzülmenize gerek yok. O yaşlarda çocuğunuz karmaşık ve değişken duygular içine girecektir. Bir-iki dakika önce sizi ne kadar sevdiğini söylediği halde en ufak bir engelinizde öfkeyle nefret ettiğini haykırabilir. Sonraki yaşlarda bu durum kalmaz.