www.gulistandergisi.com
Ana Sayfa
Bize Ulaşın
Sık Kullanılanlara Ekle
AYLIK İLİM FİKİR VE KÜLTÜR DERGİSİ     
08 Eylül 2010 Çarşamba
EDİTOR'DEN
KAPAK KONULARI
RÖPORTAJ
SOHBET
ARAŞTIRMA
YORUM - MAKALE
 
Gülistan Dergisi  »  Ana Menü  »  Kapak Konuları
HELAL VE HARAM YEMEK
 104. Sayı
 Ağustos 2009
 
Asıl olan ‘helal’dir
Yüce Allah, dünya ve dünya içinde ne varsa her şeyi yaratmış ve insanoğlunun hizmetine sunmuştur. İnsan da yüce Allah’ın kendi hizmetine sunduğu şeyleri, Allah’ın emri doğrultusunda kullanmalı ve sayısız nimetler karşısında şükrünü eda etmelidir.

Helal; dinen yenmesi içilmesi ve yapılması uygun görülen; dinin, izin verdiği ve din kurallarına aykırı olmayan, yasaklanmamış olan her şeydir.

Allah’ın yaratmış olduğu şeylerde asıl olan helalliktir. Yani, Kur’an ve Sünnet’te, hakkında bir yasaklama gelmemiş olan her şey helaldir. Nitekim Kur’an’da; “O, Allah ki yerde olanların hepsini sizin için yarattı.” (Bakara, 2/29; “Allah’ın göklerde ve yerde olanları sizin emrinize verdiğini ve size açık ve gizli nimetlerini bolca ihsan ettiğini görmez misin?” (Lokman, 31/20) buyrulmaktadır. Ayetlerden anlaşıldığına göre, yerde ve gökte yaratılan her şey insanların hizmetine sunulmuştur.

Yüce Allah, birçok ayette, yarattığı şeylerin temiz ve güzel olanlarından yememizi ve kendisine şükretmemizi istemektedir:

“Ey İnsanlar! Yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin, zira şeytan sizin apaçık bir düşmanınızdır.” (Bakara, 2/168); “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızkların iyilerinden yiyin, eğer siz gerçekten yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, O’na şükrediniz.” (Bakara, 2/172); “Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızklardan yiyin ve kendisine iman etmiş bulunduğunuz Allah’tan korkun.” (Maide, 5/88)

Bu ayetlerde de açıkça ifade edildiği gibi Yüce Allah, yeryüzünde bulunan temiz ve güzel şeyleri helal kılmıştır. İşte, Rabbimiz, bizim için yarattığı güzel şeylerden yememizi ve kendisine şükretmemizi istemektedir.

Helal nimetler, başkasına ait olmayıp meşru yoldan elde edilenidir. Kişinin kendi el emeği ve alın teriyle ticaret, ziraat ve sanattan elde ettiği bu cümledendir.

Helal ve haramı kim belirler?

İslam dininde, helal ve haramı belirleme yetkisi sadece Allah ve Resulüne aittir. Nitekim Kur’an’da; “Dilleriniz yalana alıştığı için her şeye, ‘bu helaldir’, ‘şu haramdır’ demeyiniz. Sonra Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise kurtuluşa eremez.” (Nahl, 16/116) buyrulur.

Kur’an’da, insanlara helal ve haram belirleme yetkisi verilmediği şöyle ifade edilmektedir: “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı güzel ve temiz şeyleri kendinize haram kılmayın ve sınırı aşmayın.” (Mâide, 5/87)

Nitekim kendi düşüncesine göre helalleri haram saymaya çalışanları, Yüce Allah şöyle uyarmaktadır: “Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği rızkı, Allah’a iftira ederek haram kılanlar ziyana uğradılar, saptılar. Onlar doğru yola gelici de değildirler.” (En’am, 6/140)

Kendini Allah ve Resulünün yerine koyarak helali haram, haramı helal yapan kimseler hakkında yüce Allah şöyle buyurur: “Onlar, hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu İsa Mesih’i, Allah’tan başka rabler edindiler. Hâlbuki onlar, ancak bir olan ve kendisinden başka ilah bulunmayan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah, onların koştukları ortaklardan münezzehtir.” (Tevbe, 9/31)

Bu ayet indikten sonra, Adiy b. Hatim et-Tâî, Hıristiyanların rahip ve hahamlarına ibadet etmediklerini, dolayısıyla bu ayette kastedilenin ne olduğunu Allah Resulüne sorunca, Hz. Peygamber ona şöyle cevap vermiştir: “Din adamları helali haram, haramı helal yaptılar. Hıristiyanlar da onlara uydular. İşte bu, onlara ibadet etmeleridir.” (1)

Helal kazanç çeşitleri

İnsanın alın teri dökerek, el emeğiyle çalışıp kazandığı rızkı helaldir. Nitekim bir hadis-i şerifte; “Âdemoğlundan hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek asla yememiştir. Allah’ın peygamberi Davud (aleyhisselam) elinin emeğini yerdi.” (2) buyrulmuştur.

Yüce Allah, tarih boyunca insanlara örnek ve rehber olmaları için birçok peygamber göndermiştir. Gönderilen peygamberler de kendi ellerinin emeğiyle rızklarını temin etmişlerdir. Mesela Âdem (aleyhisselam) buğdayını ekmiş, sulamış, biçmiş, öğütmüş, hamur yapmış ve pişirip yemiştir. Nuh (as) marangozluk, İbrahim (as) dokumacılık yapmıştır. Davud (as) demircilikle meşgul olmuş, Süleyman (as) sepetçilik yapmıştır. İdris (as) terzilik, Musa (as) çobanlık yapmıştır. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) de ticaretle rızkını kazanmıştır. (3)

Peygamberlerin bu şekilde, çeşitli mesleklerde çalışarak nafakalarını temin etmelerinden anlıyoruz ki onlar, kimseye muhtaç olmamayı esas almışlardır. Ayrıca onlar, halka tepeden bakmamışlar, lüks hayata dalmamışlar ve halktan biri gibi yaşamışlardır.

İnanan insan da rızkını helal yoldan kazanmaya özen göstermelidir. Hz. Peygamber (sav) bir hadis-i şerifte; “Öyle bir zaman gelecek ki insanoğlu aldığı şeyin helal mi haram mı olduğuna hiç aldırmayacaktır.” (4) buyurarak inananları, helal ve haram konusunda hassas olmaya davet etmektedir.

Kişiye en temiz ve helal rızk kendi alın teri ve emeğiyle kazandığı kazançtır. Bu; sanatla, ticaretle veya ziraatla olmuş fark etmez. Yeter ki meşru kazanç yollarından biri ile olsun. Yüce Allah, “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin. Haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah şüphesiz ki sizi çok esirgeyendir.” (Nisa, 4/29) buyurmaktadır. Hz. Peygamber ise bu konuda şöyle buyurmuştur: “Müslüman bir kimsenin, malını onun gönül rızası olmaksızın almak helal olmaz.” (5)

 


Helal yemenin olumlu sonuçları

Dinimizde helal kazanç ve rızkı helal yollardan elde etmeye çok önem verilmiştir. Zira midemize inen her helal ve temiz lokma, düşüncemizi berraklaştırır, kanımızı temizler, vicdanımızı geliştirir ve imanımıza güç kazandırır. Helal lokma, dua ve ibadetin Allah’a yükselip kabul olunmasını sağlar. Ruhun paslanmasını, vicdanın silik hale gelmesini önler. Haram lokma bunun tam aksine sebep olur.

Nitekim Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz: “Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah güzeldir, temizdir; ancak güzel ve temiz olanı kabul eder.” (6) buyurmuştur.

Helal lokma; vicdana serinlik, ruha rahatlık, kalbe güç ve esenlik verir. Toplum bünyesinde haksızlığa, sürtüşüp itişmeye kapı açmaz. Herkes canından ve malından endişe duymayıp güven içinde yaşar.

İbni Abbas (radiyallahu anh)’ın rivayetine göre; “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerden helal ve temiz olanlarını yiyin.” ayeti, Resulullah (sav)’in huzurunda okundu. Bunun üzerine Sa’d b. Ebi Vakkâs kalkıp şöyle dedi:

— Ey Allah’ın Resulü! Yüce Allah’a dua edin de beni duası kabul olunan bir adam kılsın. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona şöyle buyurdu:

— Ey Sa’d! Temiz (helal) şeyler ye! Duası kabul olunan bir kimse olursun. Muhammed’in canını kudret elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki kişi haram bir lokmayı midesine indirir de bu sebepten kırk gün (duası) kabul olunmaz. Hangi kulun eti (bedeni) haram, murdar ve faizden büyüyüp gelişirse ateş ona daha lâyıktır.” (7)

Dinimize göre haram ve çeşitleri

Haram; dinin yenmesini, içilmesini ve yapılmasını yasakladığı her şeye ‘haram’ denir. Örneğin; anne ve babaya karşı gelmek, başkasının malına zarar vermek, başkalarıyla alay etmek, sözünden dönmek, dedikodu yapmak, söz taşımak gibi söz ve davranışlar dinimizce haramdır.

İslam dini, insana zararlı olan her şeyi yasaklamıştır. Haramlar genel olarak korunması zaruri olan beş şeyi zedeleyen ve onlara zarar veren fiil ve hareketlerdir. Bu beş şey ise; can, mal, akıl, din ve nesildir. Canı; öldürme yasağı, malı; hırsızlık, aklı; içki yasağı, dini; İslamî esasları temelinden bozan davranışların yasaklanması ve nesli de zina yasağı korumuş olur.

İslam’ın; öldürmeyi, hırsızlığı, sarhoşluğu, zinayı vb. yasaklaması bu beş esası korumaya yöneliktir. O halde haram olan her şeyin insana mutlaka bir zararı vardır.

İslam dininde yasaklanan haramlardan bazılarını şöyledir:

Haram yiyecekler: Ölü hayvan eti, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar, haram yiyeceklerdir. Nitekim Yüce Allah, Kur’an’da bunları şöyle belirtmektedir:

“Allah size ancak ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın etini haram kıldı. Her kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına saldırmadan ve haddi aşmadan bir miktar yemesinde günah yoktur. Şüphe yok ki Allah çokça bağışlayan çokça esirgeyendir.” (Bakara, 2/173);

İnsanlar açlık nedeniyle ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarında, haram olan şeylerden az miktarda yiyebilirler.

Haram içecekler: Şarap, afyon, eroin, kokain, etil alkol ve ispirto vb. gibi insan sağlığına zarar veren ve aklı gideren her türlü içecek haramdır. Nitekim Yüce Allah, bu hususta şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), şans okları, şeytan işi bir pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.” (Mâide, 5/90)

Ticaretle ilgili haramlar:
Faiz haramdır: İslam dininde faiz haram kılınmıştır. Nitekim bu hususta yüce Allah şöyle buyurur: “Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların “Alım-satım tıpkı faiz gibidir” demeleri yüzündendir. Hâlbuki Allah, alım-satımı helal, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah’a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.” (Bakara, 2/275)

Ölçü ve tartıda hile yapmak haramdır: İyi ahlak sahibi bir tacir, işini doğru yapar. Kimseyi aldatmaz, hile ve sahtekârlık yapmaz. Üzerine aldığı görevi hakkıyla yapar, hem kendisine hem de çevresine yararlı olur. Müslüman yaptığı bütün iş ve görevlerde doğruluk ve dürüstlüğü kendisine şiar edinmelidir.

Ticarette eksik tartma, hile yapmak haram olup Yüce Allah tarafından şöyle yasaklanmıştır: “Eksik ölçüp noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun! Onlar insanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar. Onlar düşünmezler mi ki tekrar diriltilecekler! Büyük bir günde öyle bir gün ki insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.” (Mutaffifin, 83/1–6)

 


Haram yemenin olumsuz sonuçları

Haramların işlenmesi fert ve toplum hayatında birçok tahribata yol açmaktadır. İslam dininde helal kazanç teşvik edilmiş, buna karşılık gayr-i meşru yollardan rızık elde edilmesi haram sayılmış ve yasaklanmıştır.

Haram lokma yendiği dakikada, melek insana ilhamını keser. O andan itibaren Rahmanî feyiz ve bereket kalbe inmez. Böylece o kimsenin sıfatı değişir. İnsan midesine giren her haram şey, insan karakteri üzerinde olumsuz tesir yapar ve ruh ya da beden sağlığının bozulmasına sebep olur. O halde insan yaşadığı sürece, haramdan azami ölçüde sakınmalı ve daima helale talip olmalıdır.

Her haram bir hakkın zayi olmasına sebep olur. Böylece haram toplumda haksızlığa yol açar, insanlar arasında güveni sarsar ve toplum yapısında huzursuzluk doğurur.

Hayatın canlılık kazanmasının, insanın ataletten kurtulmasının bir sebebi de içimizdeki ve dışımızdaki karşıt kuvvetlerin çarpışıp tartışması, sürtüşüp itişmesidir. İçimizde iman ve irfan ile şekillenmiş vicdanımızı melek destekler. Kötülüğe ve günaha meyyal olan nefsimize ise şeytan yardım eder.

Haram ve murdara doğru yönelme hevesini taşıyan nefsimizi, akıl, iman ve irademizin denetimine vermeyecek olursak, mutlaka o şeytanla birleşip onun olumsuz yönde etkileyen sinyallerine hedef olarak kötü arzularının yerine gelmesini sağlar. Böylece insanın şehevî duygusu hareket ve canlılık kazanır; o yüzden bir takım hakların çiğnenmesine, ahlâk ve faziletin çökmesine yol acar. Çünkü nefis, bu vadide şeytana adım ve ayak uydurmuştur. Hâlbuki şeytan insana apaçık bir düşmandır; o ancak kötülük ve hayâsızlığı emreder. (8)

Şüpheli şeyler ve ölçü

Haram lokma ile beslenen insanın dua ve ibadeti, Allah katında kabul edilmez. Nitekim Hz. Peygamber (sav), bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Adam saç sakalı karışık tozlu bir vaziyette yolculuğunu uzatır da elini göğe kaldırıp: ‘Ya Rabbi! Ya Rabbi!’ Der; hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır; haramla beslenmiştir; artık onun duası nerede ve nasıl kabul olur?” (9)

Netice olarak diyebiliriz ki İslam dini, insanı temiz ve helale yönlendirmekte, murdar, pis ve haram şeylerden uzak durmasını istemektedir.

İslam’ın haram ve helal kıldığı hususlar açık olup ikisi arasında kalan şüpheli fiillerin bulunduğu bir saha daha vardır. Hz. Peygamber, bunlardan uzak durmanın din ve namusu korumak için daha emin bir yol olduğunu, bunları yapan kimselerin ise haram işlemeye çok yaklaşmış olacağını söylemiş (10) ve haramlara yol açabilecek şüpheli şeylerden kaçınmanın faziletli bir davranış olduğunu bildirmiştir. (11)

Helal ve haram hususunda İslam’ın getirdiği temel kaideleri şöyle sıralayabiliriz:

1. Helal eşyanın aslındadır.
2. Yasaklanmamış her şey mubah ve helaldir.
3. Helal ve haram kılma hakkı, yalnız Allah ve Resulüne aittir.
4. Helali haramlaştırmak, haramı helalleştirmek Allah’a ortak koşma gibidir.
5. Harama muhtaç etmeyecek kadar helal vardır.
6. Haram olan bir şeyde mutlaka çirkinlik ve zarar vardır.
7. Harama götüren her şey haramdır.
8. Haramı helalleştirmek için hile yapmak haramdır.
9. Şüpheli olan her şeyden kaçınmak esastır.
10. Haram herkes için haramdır.
11. Zaruretler mahzurları mubah kılar.

Kaynaklar:
1: İbn Kesir, Muhtasaru Tefsiri İbn Kesir, (thk. Muhammed Ali es-Sâbûnî), Beyrut, 1402/1981, II, 137. 2: Buharî, Buyu’, 15. 3: Canan, İbrahim, Hadis Ansiklopedisi, XIV, 312. 4: Buharî, Buyu’, 7, 23. 5: Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, V, 72. 6: Tirmizî, Tefsir, 2/36, Edeb, 41; Daremî, Rıkak, 9; Ahmed b.Hanbel, age., II, 328. 7: Ahmed b.Hanbel, age., III, 321, 399; Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları, I, 361-362. 8: Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları, I, 427. 9: Müslim, Zekât, 65; Tirmizî, Tefsir, 2/36, Edeb, 41; Dâremî, Rikak, 9; Ahmed b.Hanbel, age., II, 328. 10: Buharî, İman, 39. 11: Müslim, Müsakat, 107-108; Ebu Davud, Buyu’, 3
PROF. DR. MEHMET SOYSALDI
 Geri Dön
Bu yazı şimdiye kadar 821 defa okundu
 
 Yorumlar (0)
 

www.gulistandergisi.com
Ana Sayfa
Künyemiz
Abonelik
Mail Listesi
Bize Ulaşın
Arşiv
Ziyaretçi Defteri
SON EKLENENLER

www.gulistandergisi.com