Dünyanın en büyük devleti olan Osmanlı Devleti yıkıma doğru gidiyordu. Batı ülkeleri, büyük devletin bir an önce çökmesini ve bu çöküşten kendilerine pay çıkarmayı düşünüyorlardı.
Özellikle 18. yüzyıldan itibaren, Devlet iyice gerilemeye yüz tutunca, dış emperyali ...
PROF. DR. İHSAN SÜREYYA SIRMA
Peygamber-komutan (s.a.s.), Hicrî 9. senenin Recep ayında, cihada çıkmaya karar verdi. Zaten bir an için olsun, cihaddan geri kalmıyordu ki… Mekke fethinden döneli daha bir kaç ay olmasına rağmen, aniden savaş kararı aldı. O, bunun için yaratılmıştı âdeta Al ...
PROF. DR. İHSAN SÜREYYA SIRMA
Hz. Peygamber (s.a.s) Medine’ye hicret edip İslâm Devleti’ni kurduktan sonra, devamlı olarak Mekke Devleti’nin ticaret kervanlarını izliyor, onları vurmak istiyordu. O’nun gayesi, kendi devletiyle savaş halinde olan Mekke Devleti’ni ikt ...
PROF. İHSAN SÜREYYA SIRMA
Her büyük ve önemli olayda olduğu gibi İstanbul’un Fethi’nin ardında da manevî/gaybi bir yön vardır. Bu olayda en önemli roller, maneviyat erlerinin ve bunların tavsiyelerine göre hareket eden lider ve âlimlerdedir. Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarından itibaren; Osman Gazi-Şeyh Ed ...
SÜLEYMAN KARAKAŞ
Gayesi; her türlü cahiliye adet ve inancına karşı bir inkılâb olan İslam, Mekke’de doğdu. Bir Kur’an tabiri olan “cahiliye”, kısaca Allah’a zıt olan inanç sistemi ve hayat nizamıdır. İs ...
PROF. DR. İHSAN SÜREYYA SIRMA
Sadece tarihin değil, bütün ilimlerin insanlık yararına olmasından yanayız. İnsanlık için hiçbir faydası yoksa neden ilim adına, çocuklarımızın, gençlerimizin körpe dimağlarını, tarihi hâdiseleri öğrenmekle yıpratalım?
Bir defa bizim inancımıza göre, “ilim için ilim” diye ...
PROF. DR. İHSAN SÜREYYA SIRMA
Tarihin konusu, geçmiş zamanda cereyan etmiş olan hadiselerin, bir araya getirilmiş bir dosyası değildir şüphesiz!
Onun konusu insandır ve gayesi; bu insanı Allah’ın rızası doğrultusunda yetiştirmektir. Aksi takdirde, bana veya toplumuma bir ibret vermiyorsa bir ...
PROF. DR. İHSAN SÜREYYA SIRMA
Âdem aleyhisselamla başlayan insanlık tarihi, onun oğulları, Hâbil ve Kâbil zamanında yeni bir boyut kazandı. Bu iki kardeşin zamanına kadar olan süreçte, Peygamber Âdem, her konuda insanlığın bu ilk nesli için hakem olmuş, her türlü yaşamlarını sürdürme şekillerini o öğretmişti çocuklarına…